Türkiye'de kadına yönelik aile içi şiddet hız kesmeden devam ediyor. Henüz 25 yaşındaki S.G. yaptığı iki evliliğinde de maruz kaldığı dayak nedeniyle defalarca hastanelik oldu.Geçtiğimiz hafta ikinci eşi A.K. tarafından kalaslarla dövülen S.G hastane raporlarına 'adli vaka' olarak geçti.
İzmir'in Kadifekale Semti'nde imam nikâhlı eşi A.K. ile birlikte yaşayan S.G'nin kâbusu 18 yaşında yaptığı ilk evliliğinde başladı. Babası öldükten sonra evliliği kurtuluş olarak gören S.G., 3 yıl süren evliliğinden bir erkek çocuk dünyaya getirdi. Eski eşi tarafından sürekli dövülen ve aldatılan kadın, 'pembe panjurlu ev' hayalinden vazgeçerek, annesinin yanına döndü. Ekonomik açıdan büyük zorluklar yaşayan ve başkalarının yardımıyla ayakta kalan annesine yük olduğunu fark eden S.G., 'bu defa belki mutlu olurum' umuduyla şimdiki eşi A.K ile imam nikahıyla evlendi. Evliliklerinin ilk aylarında 'aradığımı buldum' diye düşünen S.G.'nin umudu aradan geçen 2 yılsonunda suya düştü. İşsiz olan eşi A.K., tarafından sürekli dövülen kadın, 6 aylık kızı ile birlikte gördüğü işkenceye dayanmaya çalışıyor. Yaklaşık 2 aydır artarak devam eden şiddet nedeniyle 62 kilodan 40 kiloya düşen S.G., durumunu 'gidecek yerim olsa giderdim ama buna katlanmaya mecburum' diyerek özetliyor.
Geçtiğimiz hafta imam nikâhlı eşi tarafından kalaslarla dövülerek hastanelik olan S.G. hastane kayıtlarına ikinci kez 'adli vaka' olarak geçti.
Yaptığı evliliklerinde yaşadığı işkenceyi ANF'ye anlatan S.G., kadınların evliliği 'kurtuluş' olarak görmemesini istiyor.
BABASI ÖLÜNCE TUTUNACAK DAL ARADI
Babası öldükten sonra tutunacak dalı kalmadığını söyleyen S.G., "Babam hastalandıktan sonra hayattaki tek dayanağım elimden gidecek diye çok tedirgin oldu. Sonunda korktuğum başıma geldi ve babam yaşamını kaybetti. Zaten annem ve babam ayrı yaşıyorlardı. 2 yaşımdan 18 yaşıma kadar beni babam büyüttü. Babam öldükten sonra annemin yanına gittim ama gördüm ki anneme çok yük oluyorum. Çünkü o da dayımdan yardım alarak yaşıyordu" diye konuştu.
İlk eşiyle evlendiğinde 18 yaşında olduğunu söyleyen S.G., eşi ve eşinin ailesinden sürekli şiddet gördüğünü belirtti.
HAMİLEYKEN ŞİDDET GÖRDÜ
Evliliğinin birinci yılı dolduğunda bir çocuğu olduğunu belirten S.G., "Ben hamileyken dahi şiddet görüyordum. Eşim kumar oynamaya başladı. Her türlü işkenceye dayandım. Oğlum dünyaya geldikten sonra 'belki düzelir' diye düşünerek evliliğimi sürdürdüm. Ama gördüm ki, bu dayak bitmiyor, bitmeyecek. Oğlum 2 yaşındayken eşimden ayrıldım. Mahkeme benim ekonomik durumumu göz önünde bulundurarak çocuğumu eşime verdi. Bana yılın belli dönemlerinde görme hakkı tanıdı. Fakat eski eşim oğlumu bana göstermiyor. Mahkeme kararlarına rağmen çocuğumu benden kaçırıyor" diyerek yaşadıklarını anlattı.
‘ÇOCUĞUNA SAHİP ÇIKARIM’ DEDİ
İkinci eşi ile daha önceden tanıştığını ve normal bir arkadaşlığı olduğunu ifade eden S.G. "Şimdiki eşimi biz evlenmeden önce tanıyordum O da benim yaptığım evliliği ve bir çocuğum olduğunu biliyordu. Bana evlenme teklif etti. 'Çocuğuna da sana da sahip çıkarım' dedi. Ben oğlumu alırım yanıma umuduyla şimdiki eşimle evlenmeyi kabul ettim. O zaman bana çok ümit vermişti. Zaten benim de tutunacak bir dala ihtiyacım vardı" dedi.
‘ÇOK ŞEY İSMEDİM EŞİMLE OTURUP KAHVE İÇMEKTİ HAYALİM’
Evliliklerinde yaşadığı acı dolu günleri anlatırken gözleri dolan S.G., "Ben evlilikten çok bir şey beklemedim. Ben isterdim ki, çocuklarım ve eşimle evimde huzurum olsun. Oturup televizyon izlerken eşimle birlikte kahve içeyim. Yani, ben çok büyük beklentilerle evlenmedim. Ama bunlar bile bana çok görüldü. Kadın her yerde ikinci hatta üçüncü sınıf insan muamelesi görüyor. Ben evliliklerimden bunu anladım" şeklinde konuştu.
DEDİKODUYU DAYAK İÇİN GEREKÇE YAPTI
Mahallede yapılan dedikodular yüzünden evde eşi tarafından dövülmeye başladığını anlatan S.G., "Geçtiğimiz hafta mahallede benimle ilgili 'göğsünü gösteren elbiseler giyiyor' şeklinde dedikodular çıkmıştı. Ben de bunu duyunca üzüldüğüm için gittim eşime anlattım. Eşimden destek almak için söylemiştim ama o bana ağzına geleni sayarak dövmeye başladı. Eline geçirdiği kalın bir kalasla vücuduma rast gele vuruyordu. Kendimi ve çocuğumu korumak için elimden geleni yaptım. Komşularımız yetişti. Bir komşum araya girip beni kocamın elinden zor kurtardı" diye kaydetti.
DOKTORLAR ‘MERDİVENDEN DÜŞTÜM’ YALANINA İNANMADI
Yediği dayağın ardından imam nikahlı eşinin evden çıkıp gittiğini belirten S.G., "Kocam beni dövdükten sonra bırakıp gitti. Her tarafım ağrıyordu. Ben kendi imkânlarımla hastaneye gittim. Doktor bana 'ne oldu' diye sordu. Merdivenden yuvarlandım dedim. Ama doktor inanmadı. Sonra polisleri çağırdı. Polislere kocamın yaptığını söyledim. Hastane raporlarına 'adli vaka' diye geçti. Kocamdan şikâyetçi olmadığımı söyledim çünkü gidecek başka bir yerim yoktu. Zaten daha önce bir çocuğumdan ayrıldım şimdi kızım bırakıp nasıl giderdim? Ben bunu göze alamadığım için tekrar eve döndüm. Daha önce de yine beni hastanelik etmişti, bu ikinci oldu. Tutunacak bir dalım olsa asla bir daha evlenmezdim" diye konuştu.
YARDIM İÇİN GİTTİĞİ KAPILAR YÜZÜNE KAPANDI
Eşinin uzun zamandır işsiz olduğunu söyleyen S.G., "Ben kızımın bez parasını bile komşularımdan temin ediyorum. Eşim uyuşturucu kullanıyor. 'Niye çalışmıyorsun?' desem olay büyüyecek. Son iki aydır yaşadığım stres sıkıntı beni 62 kilodan 40 kiloya düşürdü. İnanın evde yiyecek kuru ekmek bulamıyorum. Bu konuyla ilgili Belediyeden, Sosyal Esirgeme Kurumu'ndan ve Valilikten yardım istedim. Ama beni dinlemeden babamın sigortasından aldığım 100 YTL yüzünden yardım edemeyeceklerini söylüyorlar. Ne yapacağımı bilemiyorum, çaresizim" dedi.



























