Metin ve Kemal Kahraman kardeşler, 2002 yılında çıkardıkları Meyman albümünden sonra Lızgé Müzik etiketiyle yayınlanan ?Çeveré Hazaru/Binler Kapısı? isimli yeni çalışmalarıyla bir kez daha dinleyicileriyle buluşuyorlar.Kahraman kardeşler, şimdiye kadar bir yandan ?Deniz Koydum Adını-1993?, ?Renklerde Yaşamak-1995?, ?Ferfecir-1999?, ?Meyman-2002? gibi albümleriyle kendi şarkı ve kompozisyonlarından oluşan ürünler yayınlarken bir yandan da Dersim kültür coğrafyasının binlerce yıl geriye dayanan sözlü birikimini örnekleyen çalışmalarıyla tanınıyorlar? Bu çerçevede de ilk kez 1994 yılında ?Tanıkların Diliyle ´38? isimli bir video filmi hazırladılar. Daha sonra da ?Yaşlılar Dersim Türküleri Söylüyor-1995?, ?Sürela-2000?, ?Zeynel Kahraman/Melem Tiya-2001?, ?Ercan Kahraman-Deniz Yıldırım/Gırnata-Davul-2001? albümlerini yayınladılar.
?Çeveré Hazaru/Binler Kapısı? isimli bu çalışma da Dersim bölgesinin bugüne kadar ihmal edilmiş sözlü inanç-ibadet literatürünü örnekleyecek bir alan çalışması olarak hazırlanmıştır.
Çalışma, çoğu ilk kez yayınlanan otantik eserlerle Dersim kültür coğrafyasının konuya ilişkin sözlü birikimine dikkat çekmek yanında müzikal açıdan da geleneksel halk müziğinde ?toplu icra? ve bağlı olarak ?çokseslilik? denemelerine/araştırmalarına kendi uygulamalarıyla cevap verme amacını taşımaktadır.
Ayrıca 100 sayfadan oluşan albüm kitapçığında sadece orijinal tekstlere ve Türkçe çevirilerine yer verilmekle kalınmamış, Alevilik araştırmaları açısından, alan çalışmasına dayalı olarak ortaya çıkan iddialı tartışma başlıklarına da özet olarak işaret edilmeye çalışılmıştır.
Buna göre Alevilik, genel kabül gördüğü üzere gerçekten de ?12.-13. yüzyıllarda Anadolu´da gelişen eklektik, senkretik, heterodoks bir kültürlenme yığını mıdır? ya da aynı anlama gelmek üzere gerçekten de ?Aleviliğin kendine ait sistematik bir dünya, alem, yaradan, yaradılan kurgusu yok mudur; Alevilikte ?ibadet dili? gerçekten de sadece Türkçe midir, Zazaca, Kürtçe beyitler, semahlar, dualar, gulvanglar olmamış mıdır; bu dillerin Aleviliğin kendi kaynak ve referanslarıyla anlaşılmasında gerçekten de söyleyecek hiçbir şeyi yok mudur, gibi temel sorular da alan çalışmasının verilerine dayanarak cevaplanmaya çalışılmıştır.
Albümde, açıklayıcı kısa notlarla beraber eserlerin Almanca çevirilerine de yer verilmiştir. Almanca çevirilerin tercih edilmesi, ülke dışında Alevi nüfusun en yoğunluklu olarak Almanya´da yerleşik olması ve yetişen ikinci, üçüncü neslin Almanca´yı kendi anadillerinden daha iyi konuşması sebebiyledir. Bu sayede bu kesimlerin de albüm tartışmalarını daha iyi takip edebileceği düşünülmüştür.
Bunun dışında albüm kitapçığında, İngilizce olarak ise sadece ?sunuş? yazısı çevirisine yer verilmiş; eserlerin tekstleri de internet adresinde yayınlanmak üzere hazırlanmıştır. Ayrıca albümde yer alan bütün eserlerin notaları da internet adresinde yayınlanmak üzere hazırlanmıştır.
Albümde, biri dışında tamamı geleneksel toplam 10 eser yer almaktadır. Bunlardan 7´si Zazaca, 1´i Kürtçe ve 2´si ise Türkçe´dir. Son olarak bu albümde de Metin-Kemal kardeşlere daha önceki çalışmalarında beraber oldukları orkestra arkadaşları eşlik etmiştir. Kayıtlar ve miks ağırlıklı olarak Berlin´de yapılmış sadece perkisyon kayıtları ve mastering işleri İstanbul stüdyolarında gerçekleştirilmiştir.



























