Anasayfa
Duzgun TOSUN
Dersim 38, Seyit Rıza VE Dersim Konferasi
   Düzgün TOSUN
Ferhat TUNC Dersim 38’le Yüzleşmek…
   Ferhat TUNC
Haydar ISIK
SOYKIRIM
   Haydar ISIK
Ibrahim Güney Parlamentoyê Avrupa de Konferansê Dersîm 38
   Kamer SÖYLEMEZ
Cemil Bayik En çok satan yalan...
   Bese Şimal
 Ana Sayfa  Foto Galeri   Profilim  Müzik Dinle  Üye Çıkış  Admin
  MENÜ

  Ana Sayfa
  Üye Kayidi
  Üye Hesabi
  Ziyaretci Defteri
  Müzik Dinle
  Video Izle
  Siirler
  Türkü Sözleri
  Fikralar
  Foto Galari
  Etkinlikler
  Haberler
  Haber Gönder
  Haber Arsivi
  Forum
  Zindan
  Köse Yazilari
  Okur Yazilari
  Kültür Sanat
  Kadin
  Bizi Önerin
  Iletisim
  Sitede Ara
  Dersimin Adi
  Dersim Cografyasi
  Dersim Isyani
  Efsaneler
  Seyit Riza
 
Su Anda Izlediginiz Kanal::
Su Anda Izlediginiz Kanal:

<a href=''>Play Su Anda Izlediginiz Kanal:</a>

  Basin & Yayin
Basın - Yayın


Dersim Haber Munzur Haber www.munzur.org ( rojamunzur.com ) ( Munzurum.Com ) ( www.dersimhaber.net www.dersimhaber.net ) ( www.munzurhaber.org ) ( DERSIM ) ( MUNZUR ) ( KALAN ) ( MAMIKE ) Ovacık, Hozat, Nazimiye, Mazgirt, Pulumur, Pertek, Cemisgezek, Köşe Yazıları Bölümüne Hoşgeldiniz!..

Alevilik-Bektaşilik ve Tarikatlar-1-.



Yazar Adı: Sedat Gezgin

Yazar İletişim: gezginsedat57@hotmail.de


Degerlı okurlar. Gomanweb sitesinde araştırma yazılarıma başlarken Aleviligin içine sonradan girilmiş (getirilmiş) teori, kişilik ve olaylar üzerinde duracağımı, özellikle Alevilikle uzaktan ve yakından ilgisi olmayan teori, kişilik, kültür ve Alevilik dışı inanc ve gelişmeleri elimden geldigi kadar deşifre etmeye etmeye çalisacagima ve yine Aleviligin başina sonradan musallat edilmiş veya zorla, baskıyla ve hileyle Alevilerin başina çorap gibi örülmüs Alevilik dışı etmenleri teşhir etmeye devam edecegimi belirtmek istiyorum.                                                                                                      Alevilikte Şah İsmail Olayı ve Kızılbaşlık adlı yazımda Azeri-Şii-İslam önderligindeki Savefilerin ve onun önderi Şah Ismail ( Şah Hatai) kişiliginin Anadolu ve Kürdistan Aleviligi ile uzaktan ve yakından ilgisi olmadığı halde, Aleviligin içine  nasıl girildigini  ve Aleviler tarafından nasıl kutsal bir kişilige  erişildigini hepimiz çok iyi biliyoruz. Bu konuyu kanıtlamaya çalisarak bir tartışma  ortamı açmaya çalistim. Bu yazımdada Aleviligin içine sızdırılmış bir Balım Sultan kişiligini, Bektaşilik ve diger Alevi tarikatlarını açıklamaya çalisacagim. Öncelikle Bektaşiligin ne olduğu konusunda genel bir açıklama yapmaya çalisacagim.                                         Bektaşiligin ne olduğu konusunda birçok sorular mevcuttur. Kısacası Bektaşilik Veli oğlu Bektaş (daha sonra Hacı kelimesi de eklenerek Hacı Bektaş-ı   Veli olarak bizlere lanse edilmiştir. ) ’ın , ki kendisi büyük bir Alevi Piridir; 1210-1270  arasında yaşamış, 1230 lu yıllardan itibaren Anadoluya gelerek Nevşehir’in Sulucakarahöyük  köyüne  (bugünkü adı Hacı Bektaş-ı Veli ilçesi ) yerleşerek   Alevi düşünce ve felsefesini yaymaya çalismistir. 30 yıl boyunca Anadoludaki göçebe ve yarı göçebe Türkmen aşiretleri arasında Alevi düşünce ve felsefesini   yaymaya çalisir. Ve sonuçta ardılları tarafından bu   düşünce ve felsefeye Bektaşilik adı verilmiştir. Ölüm tarihi olarak bilinen 1270 tarihinden sonra bu ilçeye bir tekke kurularak adına Hacı Bektaş-ı Veli tekkesi adı verilmiştir.  

              Burda “Hacı” kelimesinin üzerinde biraz durmak istiyorum. Alevilerin tarih boyunca Hacla, namazla,oruçla, zekatla vb. Islami kurallarla bir ilişkileri söz konusu degildir. Hele hele Hac ile hiç bir ilişkileri olmamıştır. Bugüne kadar okuduğum   ve yaptığım araştırmalarda Alevilerin islamın  beş şartından biri olan hac farızasını yerine  getirdigini duymadığım gibt buna tanıkda olmadım.

               Esasında Bektaş-ı Veli’nin başina “Hacı” kelimesinin getirilmesinin temel amacı Aleviligi İslam potasına koymak ve Aleviligi İslamın bir mezhebi   olarak halka lanse ederek onu Islam potasında eritmektir. Burada sinsice ve hilekarca bir oyun görebiliyoruz. Bugünkü TC. Sisteminin  bu kurnaz oyunla hedefine biraz  ulaşabildigini görebiliyoruz. Milyonlarca Alevinin kendisine müslüman demesinin ve Aleviligi İslamiyetin bir mezhebi olarak kabul etmesinin nedenide budur.

           Yine “Hacı” kelimesi bazı yazar ve araştırmacılara göre “Hacim” yani büyük, ulu sözcügünden türedigi iddiaları mevcuttur. Bazılarına görede “Hünkar” sözcügünden türedigi ve dolayısıyla Hacı olarak çevrildigi şeklinde varsayımlar mevcuttur. Kendi düşüncelerime göre bunlar doğru olsalar bilde ( bir varsayım olarak) esas olarak Aleviligin asimile edilerek islamize edilmesi için Hacı kelimesi kullanılmıştır.

             H. Bektaş-ı Velinin Ahmed Yesevi adlı bir Türk İslam sentezcisinin talebesi olduğu ve Ahmed Yesevi tarafından Anadoluya Türklük ve İslamiyeti yaymak için gönderildigi propagandası yapılmaktadır. Böyle bir palavraya inanmak için çok saf olmak gerekmektedir. Böyle bir düşünce daha çok Türk-İslam sentezini savunan sahte Alevi kişilikli yazar ve çizerlerin propagandasıdır.

            Bir kere Ahmed Yesevi 1103-1165 yılları arasında yaşamıştır. A. Yesevi Türkistanın Sayra şehrinde doğar ve Özbekistan’in Buhara şehrinde vefat eder. Türk İslam sentezinin hararetli savunucuları Ahmed Yesevi;yi aynı yamanda islamın kılıcı ve kalkanı olarak görürler. Ve onun din adamlarını örgütleyerek Anadolu’ya ve Asya’ya göndererek islamiyeti yaydığını iddia edeler. Onlara göre Alevilik islamın bir koludur. Dolayısıyla ‘Hacı’ Bektaş-ı Veli de Ahmet Yesevi tarafından Anadolu’ya İslamiyeti  yaymak için gönderilmiştir. Maalesef bu safsataya inanan birçok insanımız mevcuttur.

            H. Bektaş-ı Veli’nin doğum tarihi 1210, ölüm tarihide 1270 olarak bilinmektedir. Yani H. Bektaş’ı Veli Ahmet Yesevi’den tam  44 yıl sonra doğmaktadır. Doğum yeride İran’ın Horasan bölgesinin Nişapur şehridir. Bu şehirde bugünde yoğun olarak Kürtler ve Farslar oturmaktadılar.  Dolayısıyla H. Bektaş-ı Veli’nin ne islamiyetle, ne Türklükle  ve nede Ahmet  Yesevi ile bir ilişkisi söz konusu degildir. Buradaki tarihleri vermemin esas amacı, Aleviligin tarihleri hakkındaki çarpitmalari ve yalan yanlış  bilgileri boşa çikarmak içindir.

           Yine  H. Bektaş-ı Veli’nin yazmış olduğu Vılayetname ve Makaletnamede Arapça ve Farsçadır. Bu  yapıtların kendisine ait olup olmadığıda tartışma konusudur. Bazı yazar ve araştırmacılar onun yaşamını 1337 yıllarına Kadar götürürler.  Yani onu Osmanlı Devleti ile buluşturma çabalarida mevcuttur. Bazı yazarlarda onu 1300 lü yıllarda Mevlana Celaleddin Rumi ve Kırşehirde Ahi Evran ilede buluştururlar. Hatta onun Kırşehir valisi Nureddin Caca ile görüştügünü iddia edeler. Kısacası H. Bektaş-ı Veli buna göre 200 yıl yaşamıştır. Buradaki esas amacın H. Bektaş-ı Veli’nin kişiligini boşa çikarmak ve dolayısıyla Aleviliginde özünü boşaltarak  onu İslam potasında eritmektir.

Devlet Aleviciligine sapan yazarlar ise Aleviligi gerçekten saptırarak, olayı Ahmet Yesevi ve H. Bektaş-ı Veli ilişkisiyle  başlatırlar. Bu yalan ve sahtekarlık devlet Aleviciliginin bir saptırmasıdır. Güneş-Dil teorisinde olduğu gibi şoven bir ırkçılıkla herşeyi Türk icadı gibi göstermeye çalisirlar.

          Esas itibarı ile göçer olarak Anadolu’ya geldikten sonra kırsal alanlara yerleşen Türkmen aşiretleri, Kürt Alevilerinin etkisiyle Aleviligi benimserlerken

Kent merkezlerindeki siyasi iktidarı ele geçiren Türk beyleri ise İslam-Sunni(Hanefi) inancını benimsemişlerdir. Kırsal alanlarda yaşayan göçebe ve yarı göçebe Türkmenlerin çogunlugu Aleviligi ve Bektaşiligi benimsemişlerdir.

           H. Bektaş-ı Veli’nin Anadolu’ya gelmesi ile birlikte, Kürdistan Aleviliginin merkezi olan kaddim Dersim’de birçok ocağa bağlı pirler ve Seyidler  H. Bektaş-ı Velinin yanına gelerek  Aleviligi yaymak için büyük çaba içine girmişlerdir. Dersim ocaklarına bağlı Pirler ve Seyidlerin yardımıyla, Alevilik kısa zaman içerisinde Anadolu’dan Balkanlara kadar  etki alanını genişletmişlerdir. Dersim ocaklarına  bağlı bu pirlerin  birçoğu Anadolu’da ve Balkanlarda vefat etmişlerdir. Ve bunların mezarlarıda buk bölgelerde olup, kendi adlarına buralarda tekkeler kurulmuştur.

           Alevilik-Bektaşilik ve Tarikatlar dizisinin birinci bölümünü burada sonlayarak, gelecek bölümde Bektaşilik üzerine olan yazıtıma devam ederek, Bektaşilikte Balım Sultan dönemine deginecegim. Zira Balım Sultan dönemi Bektaşilik için bir dönüm noktasıdır. Kişilik olarak Balım Sultan’ı tanımak bugünkü Bektaşiligi tanımaktır.  Gelecek yazımda buluşmak üzere herkese salam ve saygılarımı iletiyorum.

                   


Okunma: 185 Eklenme Tarihi: Pazar, 28. Eylül 2008
  Unknown column 'bposition' in 'field list'
  En Çok Okunan
Sedat Gezgin: En çok okunan yazısı
Alevilik-Bektaşilik ve Tarikatlar-1-.


Seçenekler

   Çıktısını Al

   Arkadaşına Yolla

   Köşe Yazılarına Dön

  Bu Yazıyı Oylayın
Oy Ortalaması: 5
Toplam Oy Sayısı: 2

Çok İyi

Sizce Bu Yazı Nasıl ?

Çok İyi
İyi
Normal
Kötü
Çok Kötü


Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız

Site Ziyaretçileri yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Re: Alevilik-Bektaşilik ve Tarikatlar-1-. (Puan 1)
Gönderen: Munzur Tarih: Cumartesi, 01. Kasım 2008Unknown column 'username' in 'where clause'
bugun bu yazısal bılgılerı okuduktan sonra kendımce neden daha once bu makaleyı okumadım dıyerek kendıme sordum.. bı sonrakı yazını sbırsızlıkla beklıyecem.ılgın alakan ve ozverın ıcın tşkk..


 
  Kose Yazilari
BAKİ GÜL
bakigul@yahoo.com

Zap’tan Bezelê’ye Türk ordusu
Bese Şimal


En çok satan yalan...
Düzgün TOSUN
duzgun.t@live.de

Dersim 38, Seyit Rıza VE Dersim Konferasi
Ferhat Tunc
ferhattunc@ferhattunc.net

Dersim 38’le Yüzleşmek…
Haydar Isik
haydar-isik@gmx.de

SOYKIRIM
Kamer SÖYLEMEZ
kamersoylemez@munzurumçcom

Parlamentoyê Avrupa de Konferansê Dersîm 38
Mustafa Elveren
mustafaelveren@gmail.com

16 KASIM “SÜRGÜNDE ÖLENLERİ ANMA GÜNÜ” İLAN EDİLMELİDİR
Sedat Gezgin
gezginsedat57@hotmail.de

Alevilik-Bektaşilik ve Tarikatlar-2-
  Giriş
Kullanıcı Adı:

Şifre:


  Kim Çevrimiçi
Bütün Üyeler: 14 038
Yeni Üyeler : 0
Dünkü Uyeler: 1
Bagli Üyeler : 1
Ziyaretciler : 9

Lütfen buradan kayıt yaptırınız. Kayıtlı olmanız halinde sitenin tüm bölümlerini kullanabilirsiniz.
 
Duzgun Baba Efsanesi
Duzgun Baba Efsanesi

DÜZGÜN BABA EFSANESi
Elti Hatun Efsanesi
Elti Hatun Efsanesi

.::ELTi HATUN EFSANESi::.
Gelin Pinar Efsanesi
Gelin Pinar Efsanesi

.::GELiN PiNAR EFSANESi::.
Munzur Baba Efsanesi
Munzur Baba Efsanesi

.::MUNZUR BABA EFSANESÝ::.
Sultan Hidir Efsanesi
Sultan Hidir Efsanesi

.::SULTAN HiDiR EFSANESi::.
  ILKLER
Deniz Gezmis
Deniz Gezmis

DENIZ GEZMIS KIMDIR ?
HUSEYIN CEVAHIR
HUSEYIN CEVAHIR

HUSEYIN CEVAHIR KIMDIR ?
HUSEYIN INAN
HUSEYIN INAN

HUSEYIN INAN KIMDIR ?
IBRAHIM KAYPAKKAYA
IBRAHIM KAYPAKKAYA

IBRAHIM KAYPAKKAYA KIMDIR ?
KEMAL PIR
KEMAL PIR

KEMAL PIR KIMDIR ?
MAHIR CAYAN
MAHIR CAYAN

MAHIR CAYAN KIMDIR ?
MAZLUM DOGAN
MAZLUM DOGAN

MAZLUM DOGAN KIMDIR
ULAS BARDAKCI
ULAS BARDAKCI

ULAS BARDAKCI KIMDIR ?
YUSUF ASLAN
YUSUF ASLAN

YUSUF ASLAN KIMDIR ?
ZEYNEP KINACI
ZEYNEP KINACI

ZEYNEP KINACI ( ZILAN ) KIMDIR ?
  .: BILGILERINIZ :.
Bilgileriniz
 Anonymous
 38.103.63.58
 63.58
 103

Kontak : webmaster@munzurum.com
www.dersimhaber.net


Makaleler yazarın/yazarların fikri mülkiyetidir,
başka her şey © 2004 - 2008 by Dersim Haber Munzur Haber www.munzur.org ( rojamunzur.com ) ( Munzurum.Com ) ( www.dersimhaber.net www.dersimhaber.net ) ( www.munzurhaber.org ) ( DERSIM ) ( MUNZUR ) ( KALAN ) ( MAMIKE ) Ovacık, Hozat, Nazimiye, Mazgirt, Pulumur, Pertek, Cemisgezek,

Sayfa Üretimi 0.2673 Saniyede, 9 Veritabanı Sorgusuyla