| ||||||||||||||||
1926da Koçan aşiretine karşı girişilen operasyon sırasında Seyyid Rıza, diğer Dersim aşiretlerinin hükümet kuvvetlerinin safında yer almasını önlemeye çalıştı. Operasyondan sonra Genel Müfettiş İbrahim Tali'nin çağrısı üzerine Baytar Nuri ile birlikte Diyarbakır'a giden Seyyid Rıza'ya hükümetin Dersimlilerin silahlarını teslim etmeleri, karakol ve kışla yapımına karşı çıkmamaları ve Koçgiri ayaklanması sırasına onlara sığınan asileri geri vermeleri talepleri iletildi. İkinci bir görüşmede de, İbrahim Tali Dersim'de bir isyan hazırlığı olduğu anlamına gelebilecek hazırlıklar hakkında bilgiler içeren bir istihbarat raporu okuttu. Butun bunlardan Kurtlere karsi yeni bir operasyon duzenlenmekte oldugu sonusu cikaran Seyyid Rıza, Ferhadan aşireti reisi Cemşit ağanın evinde bütün reisler arasında bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Ancak bu tür toplantılara rağmen aşiretler arasında birlik sağlanamıyordu. Çok geçmeden, daha önce de devletle işbirliği yapmış, Birinci Meclis'e Dersim mebusu olarak gitmiş Meço Ağa, Seyyid Rıza'nın damadı, Aşağı Abasan aşiret reislerinden İbrahim Ağayı öldürttü. Aşiretler arası bu çatışmalar yüzünden Ağrı isyanı sırasında Dersim'in ayaklanmaya katkısı çok cılız oldu. 1936'da Türk Ordusunun Dersim yakınlarına yeni garnizonlar kurma kararı, Kürt aşiretlerinin günlerce süren yoğun toplantılarına neden oldu. Yörede askerî garnizon istemeyen aşiretlerin temsilcisi olarak, Seyyid Rıza bu kararın geri alınması için bu kez General Abdullah Alpdoğan'la Kürtlerin temsilcisi olarak görüştü. İlk görüşmede Alpdoğan'la anlaşamayan Seyyid Rıza, geri dönüp bunları tüm aşiret liderlerine anlattı. Ancak buna rağmen General Alpdoğan bir genelge yayınlayarak bütün Kürt aşiretlerinden 200 bin silah toplamalarını istemişti. Yeni garnizonlar yapımına başlanması üzerine bölge halkı bazı şantiyeleri basarak nöbetçilerin silahlarına el koydu. Seyyid Rıza, General Alpdoğan'dan genelgesini iptal etmesini ve halkının ulusal haklarını güvence altına alan yeni bir bölgesel yönetimin oluşturulmasını istedi. Hükümetin bu talebe cevabı bölgeye hemen çok sayıda askeri birlik göndermek oldu. Keşif uçuşu yapan uçakların eşliğinde başlatılan askeri operasyonlar kış bastırdığından kesildiyse de Dersim kuşatma altında tutulmaya devam etti. 1937 baharında karların erimesiyle yeniden başlayan askeri operasyonlar sırasında Seyyid Rıza'nın oğullarından Bra İbrahim arabuluculuk için gittiği Elazığ dönüşünde, İstihbarat şefi Binbaşı Şevket'in adamları tarafından öldürüldü. Bunun üzerine Türk yetkililere başvuran Seyyid Rıza oğlunu öldürenlerin kendisine teslim edilmesini istedi. Ancak bu talebi kabul edilmedi ve çatışmalar yeniden başladı. Eylül 1937'de Kürt kaynaklarına göre hükümet yetkilileriyle görüşmek üzere Erzincan'a giden Seyyid Rıza tutuklandı. Yeni Genel Müfettiş İzzettin Paşa kendisine Seyyid Rıza olup olmadığını sorduğunda "Ben Dersim'li Rızo'yum" dedi, "Dersim'de her meşe altında ve her dağ başında binlerce Rızo vardır. Şu halde siz hangi Seyyid Rıza'yı soruyorsunuz?" 14 gün süren mahkeme sonunda ölüme mahkum oldu. 18 Kasım 1937'de, aralarında oğlunun ve kardeşinin de bulunduğu toplam 11 kişi Elazığ'ın Buğday meydanında idam edildi. İdamdan sonre cenazeleri daragaclarindan indirilerek Elazig sokaklarinda halka teshir edildiktan sonar yakildi Kaynak :Sosyalizm Ansiklopedisi Cilt 6 sayfa 1912-13 | ||||||||||||||||














































